Nakkaşlık
Osmanlıda #YÖNLENDİRMEehl-i hiref teşkilatına bağlı saray nakkaşları veya serbest olarak çalışan çarşı ressamları bulunurdu. Bu nakkaşlar nakışhanelerde kolektif olarak çalışırlardı. Mesela, cetveli biri çeker, altını veya boyayı başkası çeker, kimisi zerefşan atar... Çeşitli devirlerin ekolleri vardır. (Mesela Şahkulu, İran tesirini türk sanatına sokan bir nakkaştır.) Sernakkaş ismi verilen usta bir nakkaş, nakışhanenin başında bulunur. Nakışhanelerde usta-kalfa-çırak hiyerarşisi vardır ve bu metodla çıraklar ustalığa kadar yetişirdi. Yani buralar, hem bir okul, hem sanat evi hizmeti görürdü. Bu manada güzel sanatlar akedemisi görevi sayılabilir. Bugün kütüphanedeki nefis-orta nevinden yazma eserlerdeki süslemeler, müzeyyen mushaflar, camilerin tavanlarındaki kalemişleri, dolap ve kapı kapaklarındaki çiçek motifleri, yine çiçek albümü veya çiçeknameler -ki botanikte kullanılabilecek derecede natüral uslupla yapılmış çiçeklerdir.- hep nakkaşların eserleridirNakkaş bir sanat türü olup osmanlıya kadar dayanmaktadır. Nakkaş bir süsleme sanatıdır








